Deprem, Türkiye’de sıkça görülen ve yıkıcı sosyal etkileri olan afetlerden biridir. Uluslararası sosyoloji literatüründe deprem, afet riskleri ve risklerin azaltılması, toplumsal dayanışma, toplumsal bilinçlenme, kolektif hafıza, sosyal ağlar gibi çeşitli konular üzerinden incelenmiştir. Türkiye’de ise depremi ele alan kısıtlı sayıdaki sosyoloji literatürü deprem ve toplum ilişkisini sosyal ağlar, toplumsal cinsiyet, kentleşme, ekonomik etkiler, afet kültürü ve sosyal değişme gibi konular üzerinden ele almıştır. Bu projede engellilik ve bir afet türü olarak depremi bir arada sosyolojik olarak değerlendirmek ve literatüre bir katkı sunmak amaçlanmıştır. Projede dezavantajlı konumda olan engelli bireylerin deprem öncesi/hazırlık, deprem anı/müdahale ve deprem sonrası yaşam süreci/normale dönüş/iyileştirme aşamalarını kapsayan deprem sürecine ilişkin farkındalıklarının olup olmadığı betimlenerek engelli bireylerin bu süreçte kendi konumlarını nasıl değerlendirdikleri anlaşılmak istenmiştir. Daha açık bir ifadeyle bu projede engelli olma deneyimleri üzerinden her engel türüne (görme, işitme, ortopedik, zihinsel, otizmli ve yatağa/makineye bağlı yaşam sürdüren) ait bireylerin ve bakım verenlerinin deprem sürecine (deprem öncesi/hazırlık, deprem anı/müdahale ve deprem sonrası yaşam süreci/normale dönüş/iyileştirme aşamaları) ilişkin görüşleri (ihtiyaçları, istekleri, eleştirileri, beklentileri ve önerileri) ortaya konulmuştur. Projede engel türüne göre bireylerin depremde kurtarılma haklarına ilişkin düşüncelerinin farklı olabileceğinden hareket edilmiş ve ‘engellilik kapsayıcı deprem riskini azaltma’ yaklaşımının güçlendirilmesinde engelli bireylerin görüşlerinin önemli olduğu kabul edilmiştir. Bu bağlamda proje anlam çözümlemesini önemseyen nitel araştırma yöntemini benimsemiştir. Bu çerçevede projede benimsenen nitel araştırma yöntemi ile her engel türünü temsil eden bireylerin düşünceleri, görüşleri, talepleri, ihtiyaçları, sorunları ve önerilerine doğrudan ulaşılmıştır. Böylece konuyla ilgili yetkili birimlere sunulacak nitel bilgiler üzerinden sosyal iyileştirme politikalarına fayda sağlamak amaçlanmıştır. Projenin nitel verileri derinlemesine yüz yüze, online, telefon görüşmeleri ile toplanmıştır ve MAXQDA 2022 programı ile analiz edilmiştir. Bu projenin konusunun özgünlüğünü, engelli bireylerin deprem sürecine ilişkin düşüncelerinin ve bakış açılarının tespit edilmesi ve bu tespitler ışığında kapsayıcı ve hak temelli sosyal politikaların düzenlenmesi bakımından sunacağı katkı oluşturmaktadır. Ayrıca ‘engellilik adaleti’ ve ‘afet adaleti’ ilişkiselliğini önemseyen bu projede engelli bireylerin sosyal dünyaları üzerinden anlamacı odaklı toplanan bilgiler bu ilişkiselliğin politikalara yansıtılmasında aracı bir rol üstlenmiştir. Proje gerek engellilik gerekse nitel araştırma yöntemi konusunda uzman bir ekip ile gerçekleştirmiştir. Bu projenin hedeflenen en temel yaygın sosyal etkisi ise deprem riskinin yüksek olduğu Türkiye’de dezavantajlı konumdaki engelli bireylerin doğrudan dahil edildiği ve hak temelli benimseyiş aracılığıyla yaşam kalitelerini yükseltme yönünde engelli bireylerin önemsendiği sosyal politikalara olan ihtiyacın vurgulanmasıdır. Bu projede elde edilen bulgularla engelli bireylerin deprem sürecindeki dezavantajlı konumlarının iyileştirilmesi için üretilecek sosyal politikalara rehber olunması, hak temelli bir tavırla deprem sürecinde başta engelli bireyler olmak üzere toplumdaki diğer dezavantajlı gruplara yönelik toplumsal hassasiyetin gözetilerek farkındalık yaratılması ve dolayısıyla ortaya çıkabilecek sorunlara çözüm önerileri getirecek politikalara yol gösterici olunması hedeflenmiştir.